Bilimkonuşma konusu
Açlık hissini beynin değil, büyük ölçüde bir hormon tetikliyor; midem boşalınca salgılanıp 'artık ye' diyor. Ama aynı hormon hafızayı ve öğrenmeyi de keskinleştiriyor. Aç karnına daha net düşünmen tesadüf mü, yoksa avcı atalarımızdan kalan bir ayar mı?
— ghrelin, açlık ve biliş
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bir kokuyu bir anıyla ne kadar da güçlü bağlarsın; bir parfüm, yıllar öncesini bir anda geri getirir. Sebebi anatomik: koku sinirleri, hafıza ve duygu merkezlerine neredeyse doğrudan bağlanıyor, arada 'düşünme' katmanı yok. Yani koku, aklını atlayıp doğrudan geçmişine dokunuyor.
- Bağırsağının kendi sinir ağı var; o kadar çok nörona sahip ki 'ikinci beyin' deniyor. Beyinden bağımsız kararlar bile alabiliyor. 'İçime doğdu' ya da 'karnımda kelebekler' derken, belki de gerçekten karnındaki bu beyin konuşuyor.
- Stresliyken karnının ağrıması ya da sınavdan önce tuvalete koşman rastlantı değil: beyin ile bağırsak arasında kalın bir sinir kablosu var ve trafik çift yönlü. Kaygın mideni bozuyorsa, bozuk miden de kaygını besliyor olabilir. Hangisi önce başladı?
- Bağışıklık hücrelerinin bir kısmı ömür boyu tek bir düşmanı ezberler; yıllar sonra aynı mikrop gelince onu tanıyıp anında vurur. Yani bağışıklık sisteminin bir 'hafızası' var, tıpkı beyin gibi öğreniyor ve hatırlıyor. Aşı dediğimiz şey de aslında bu hafızaya ders vermek.
- Ağrı, hasarın kendisi değil, beynin ürettiği bir yorum. Bu yüzden savaşta yaralanan bir asker acıyı saatler sonra fark edebilir, kaygılı biriyse küçük bir çizikten kıvranabilir. Ağrı ne kadar 'gerçek', ne kadar beynin senaryosu?