Genel Kültürkonuşma konusu
Bazı dillerde 'mavi' ve 'yeşil' aynı kelimeyle söylenir; Japoncada trafik lambasının 'yeşil'ine hâlâ 'mavi' (ao) denir, o yüzden ışıkları maviye çalar yaparlar. Dil, gözümüzün gördüğü rengi bile bükebiliyor. Kelime gerçeği mi tarif ediyor, yoksa gerçeği o mu şekillendiriyor?
— dilbilim, mavi-yeşil ayrımı (grue) ve Japonca ao
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Maya takvimi tek bir çizgi değil, iç içe dönen 260 ve 365 günlük iki çarktı ve zamanın döngüsel olduğuna, tekrar edeceğine inanıyorlardı. Biz zamanı hep 'ileri giden' bir ok sanıyoruz. Zaman düz bir yol mu, yoksa dönüp duran bir çark mı, ve bu inanç geleceğe bakışımızı nasıl değiştirir?
- Bir insanı tanıyıp gerçek bir ilişki kurabileceğimiz kişi sayısının yaklaşık 150 olduğu düşünülüyor; beynimiz bundan fazlasını bir 'topluluk' olarak taşıyamıyor. Milyonluk şehirlerde yaşıyoruz ama kalbimiz hâlâ küçük bir kabile büyüklüğünde. Modern kalabalıkta yalnız hissetmemizin sebebi bu 150'lik sınır mı?
- Portakal aslında doğal değil; mandalina ile greyfurtun melezlenmesiyle insan eliyle var edilmiş bir meyve, yani 'doğal' dediğimiz şey bir tasarım. Turuncu rengin adı meyveden geliyor, meyveninki renkten değil. Doğa sandığımız pek çok şey aslında bizim yüzyıllarca süren müdahalemizin ürünüyse, 'doğal' ne demek?
- Bazı kültürlerde birine yaşını sormak kabalık değil, saygıdır; yaş büyüdükçe statü artar ve insanlar yaşlarını gururla söyler. Batı'da ise yaş saklanacak bir sırdır. Aynı sayı bir yerde madalya, başka yerde utanç. Yaşımızdan neden bazı toplumlar gurur, bazıları korku duyar?
- Buz bir zamanlar tropik ülkelere gemilerle taşınıp servet kazandırırdı; New England göllerinden kesilen buz Hindistan'a kadar giderdi ve yarısı yolda erirdi ama yine de kâr ederdi. Bugün musluktan akan soğukluk, dün bir lükstü. Bolluk bir şeyin değerini nasıl bu kadar hızlı sıfırlar?