Tarihkonuşma konusu
Patates, İnka'dan Avrupa'ya geldiğinde uzun süre 'şeytan bitkisi' diye reddedildi; onu halka sevdirmek için krallar sahte muhafızlarla süslü patates tarlaları kurup insanları çalmaya kışkırttı. Bir yiyeceğin milyonlarca insanı açlıktan kurtarması için önce 'yasak ve arzu edilir' gösterilmesi gerektiyse, isteklerimizi gerçekten kendimiz mi seçiyoruz?
— Parmentier ve patatesin yayılması
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Birinci Dünya Savaşı'nı tetikleyen suikast, suikastçının şanssız bir tesadüfle tam da vazgeçip sandviç yediği köşede arabanın yanlış dönüp durmasıyla mümkün oldu. Milyonlarca insanın ölümüne yol açan bir çağın, bir şoförün yanlış sokağa sapmasıyla başlaması, 'kaçınılmaz savaş' fikrini ne kadar sarsıyor?
- Vikingler boynuzlu miğfer takmazdı; bu imaj 19. yüzyılda bir opera kostüm tasarımcısının icadıydı ve sonra 'gerçek tarih' sanıldı. Bir sahne dekorunun bütün bir halkın hafızadaki yüzü olabilmesi, bugün 'tarihi' diye inandığımız görüntülerin kaçının aslında birer afiş olduğunu düşündürmüyor mu?
- Kleopatra, piramitlerin inşasından çok, ilk iPhone'un çıkışına zaman olarak daha yakın yaşadı. Kafamızda 'antik Mısır' diye tek bir bulanık geçmişe sıkıştırdığımız olaylar arasında binlerce yıl varsa, zamanı gerçekten ölçekli mi hayal ediyoruz yoksa hepsini 'eski' kutusuna mı atıyoruz?
- Coca-Cola'nın kırmızılı beyazlı modern Noel Baba imajını dünyaya yayması, bu figürün kıyafet renginin bir reklam kampanyasıyla standartlaştığı anlamına gelir. Bir çocukluk masalının 'her zaman böyleydi' sandığımız ayrıntısı aslında bir pazarlama kararıysa, kültürümüzde daha kaç 'ezeli gelenek' aslında satış stratejisidir?
- Roma İmparatorluğu'nda su borularının kurşundan olması yavaş yavaş halkı zehirlemiş olabilir; bazı tarihçiler bunun çöküşe bile katkısı olduğunu öne sürer. Bir uygarlığı yıkanın barbar orduları değil de sessizce içtikleri su olması, bugün 'zararsız' sandığımız hangi günlük alışkanlıklarımızı yeniden düşündürüyor?