Genel Kültürkonuşma konusu
Bazı topluluklar sayarken ikiden sonra 'çok' der, üçü ve beşi ayırt eden kelimeleri yoktur; ama bu insanlar günlük hayatta gayet iyi yaşar. Sayıların 'gerçek' olduğunu sanıyoruz ama belki de onlar da bir icat. Sayıları bilmeden düşünmek nasıl bir dünya olurdu?
— dilbilim, Pirahã halkı ve sayısız diller
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Çay yüzünden bir imparatorluk savaş açtı, bir koloni isyan etti (Boston Çay Partisi) ve milyonlarca insan bağımlı hâle geldi; İngiltere Çin'e çay parası ödemek için afyon sattı. Sıcak bir bardak yaprak suyu uğruna küresel bir uyuşturucu ekonomisi kuruldu. Zararsız bir alışkanlık nasıl bir savaş sebebine dönüşür?
- Ortaçağ'da saat henüz dakikaya bölünmüyordu; insanlar 'öğle namazı vakti' ya da 'ineklerin sağıldığı saat' derdi. Dakika ve saniye, tren ve fabrikayla birlikte icat edildi çünkü işçileri senkronize etmek gerekti. Zamanı dakikaya bölmek bir ilerleme mi, yoksa bizi bir çarka mı çevirdi?
- Bazı dillerde 'mavi' ve 'yeşil' aynı kelimeyle söylenir; Japoncada trafik lambasının 'yeşil'ine hâlâ 'mavi' (ao) denir, o yüzden ışıkları maviye çalar yaparlar. Dil, gözümüzün gördüğü rengi bile bükebiliyor. Kelime gerçeği mi tarif ediyor, yoksa gerçeği o mu şekillendiriyor?
- Maya takvimi tek bir çizgi değil, iç içe dönen 260 ve 365 günlük iki çarktı ve zamanın döngüsel olduğuna, tekrar edeceğine inanıyorlardı. Biz zamanı hep 'ileri giden' bir ok sanıyoruz. Zaman düz bir yol mu, yoksa dönüp duran bir çark mı, ve bu inanç geleceğe bakışımızı nasıl değiştirir?
- Bir insanı tanıyıp gerçek bir ilişki kurabileceğimiz kişi sayısının yaklaşık 150 olduğu düşünülüyor; beynimiz bundan fazlasını bir 'topluluk' olarak taşıyamıyor. Milyonluk şehirlerde yaşıyoruz ama kalbimiz hâlâ küçük bir kabile büyüklüğünde. Modern kalabalıkta yalnız hissetmemizin sebebi bu 150'lik sınır mı?