Psikolojikonuşma konusu
Bir kelimeyi arka arkaya kırk kez tekrarla, aniden anlamını yitirir, saçma bir ses yığınına dönüşür. Kelime değişmedi, sen değişmedin. O anda kaybolan tam olarak neydi; anlam nesnenin kendisinde mi yoksa beynin ona verdiği geçici bir onayda mı yaşıyor?
— anlamsal doygunluk (semantic satiation)
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Uykuya dalarken bir anda düşer gibi olup irkilirsin. Sakince yatıyorsun, hiçbir yere düşmüyorsun. Beyin, beden gevşerken neden bir tehlike alarmı uydurur? Kimileri bunun ağaçlarda uyuyan atalarımızdan kalma bir refleks olduğunu söyler.
- Bir markette çıkışta 'sanki biri bana bakıyor' diye dönersin ve çoğu zaman gerçekten biri bakıyordur. Arkanda göz yok, peki bu 'bakılma hissi' nereden geliyor; gerçek bir algı mı, yoksa sadece doğru çıkanları hatırladığımız bir yanılsama mı?
- Bir şeyi öğrendikten sonra artık her yerde görmeye başlarsın; yeni aldığın arabanın modeli birden her sokakta belirir. Trafikte bir değişiklik yok, değişen sen ve dikkatinsin. Gerçekliğimizin ne kadarı dışarıda olan, ne kadarı fark etmeyi seçtiğimiz şey?
- Sınavda 'ilk aklına geleni değiştirme' derler ama insanlar yine de değiştirir ve genelde pişman olur. Aynı hataya defalarca düşeriz. Doğru cevabı bulmak ile ona güvenmek neden bu kadar farklı iki beceri?
- Birine 'pembe fili düşünme' dersen, tek düşünebildiği pembe fil olur. Zihni bir düşünceden uzaklaşmaya zorlamak, onu neden tam ortasına çeker? Kontrol etmeye çalıştığımız şey neden bizi kontrol eder?