Psikolojikonuşma konusu
Bir olayı hatırlarken aslında onu her seferinde yeniden kurarız ve bu kurgu büyük ölçüde kelimelerle olur; anlattıkça hatıra kelimelere göre şekil değiştirir. Bir yüzü kelimelerle tarif etmek, sonradan o yüzü tanımayı zorlaştırıyor bile. Anlatmak bir hatırayı korumak mı, yoksa yavaşça bozmak mı?
— sözelleştirmenin gölgelemesi / verbal overshadowing (Schooler)
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Sağırların işaret diliyle rüya gördüğü, hiç ses duymadan 'iç konuşmalarını' ellerinde yaptığı biliniyor. Yani iç ses illa 'ses' değil, dilin kendisi. Düşünmek için gereken şey ses mi, kelime mi, yoksa sadece bir yapı, bir dilbilgisi mi?
- Bir kelimeyi öğrenmeden önce o kavram bulanık, öğrendikten sonra ansızın her yerde onu görürsün; 'schadenfreude'yi duyunca birden herkeste onu fark edersin. Kelime yeni bir şey mi yaratıyor, yoksa hep orada olanı görünür mü kılıyor? Bilmediğimiz kavramların dünyasında kaç şey gözümüzün önünde ama görünmez?
- İncir ağacı paradoksu: Sylvia Plath'ın anlatıcısı, her biri bir hayat olan incirlerin arasında seçim yapamadığı için hepsinin gözünün önünde çürümesini izler. Bir dalı seçmek diğer tüm dalları öldürmek anlamına geliyorsa, seçmemek de bir seçim değil midir?
- Kirpi ikilemi: iki kirpi ısınmak için birbirine sokulur ama dikenleri birbirini yaralar, uzaklaşınca üşürler. İnsan ilişkilerinde de aradığımız o 'ne çok yakın ne çok uzak' mesafe gerçekten var mı, yoksa sürekli bir gidip gelme mi?
- Seçim paradoksu: Barry Schwartz, seçenek arttıkça özgürleşmediğimizi, aksine felç olup daha mutsuz olduğumuzu söyler. Peki daha az seçenek bizi daha mı özgür yapardı?