Bilimkonuşma konusu
Bağışıklık sistemin sürekli bir kimlik denetimi yapıyor: 'bu ben miyim, değil miyim?' Kendini tanımayı beceremezse ya kanser hücresini 'ben' sanıp görmezden gelir, ya da sağlıklı dokunu 'düşman' sanıp saldırır. Yani sağlık, doğru düşmanı bulmak değil, doğru 'ben'i tanımaktan geçiyor.
— bağışıklık öz-tanıma, otoimmünite
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bir bebek anne karnındayken, bağışıklık sistemi henüz 'ben kimim' listesini yapıyor. O dönemde tanıştığı her şeyi 'kendinden' sayıyor. Yani bedenin 'ben' tanımı doğuştan sabit değil, erken bir öğrenmenin ürünü. Kimliğin bir kısmı öğrenilmiş bir şey olabilir mi?
- Ateşin yükselmesi bir arıza değil, çoğu zaman bir strateji: vücut, mikropları rahatsız eden bir sıcaklığa kendini bilerek çıkarıyor. Yani hasta hissettiren şeylerin çoğu hastalık değil, vücudun savunması. Kendini kötü hissetmek bazen iyileşmenin ta kendisi mi?
- Yaşlanmanın bir sebebi hücrelerinin bölünme sayısının sınırlı olması: her bölünmede kromozom uçlarındaki 'koruyucu başlık' biraz kısalıyor, bitince hücre emekliye ayrılıyor. Yani içimizde tık tık işleyen bir sayaç var. Bu sayaç bir kader mi, yoksa kanserden koruyan bir fren mi?
- Yaşlanan hücreler bazen ölmez, 'zombi' olur: işlevini yitirir ama etrafına iltihap yayarak komşularını da yaşlandırır. Yani yaşlanmak tek tek değil, bulaşarak yayılan bir şey olabilir. Bir hücrenin yorgunluğu bütün dokuya sirayet ediyorsa, gençlik ortak bir denge mi?
- Denizanası türlerinden biri, yaşlandığında gençlik haline geri dönebiliyor; teorik olarak yaşlılıktan ölmüyor. Ölümsüzlüğün formülü doğada zaten var. Peki neden bu numara sadece basit bir canlıda işe yarıyor da bizde yaramıyor?