Bilimkonuşma konusu
Denizanası türlerinden biri, yaşlandığında gençlik haline geri dönebiliyor; teorik olarak yaşlılıktan ölmüyor. Ölümsüzlüğün formülü doğada zaten var. Peki neden bu numara sadece basit bir canlıda işe yarıyor da bizde yaramıyor?
— Turritopsis, biyolojik ölümsüzlük
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Vücudundaki hücrelerin çoğu birkaç yılda bir yenileniyor; bugünkü derin, midenin astarı, kanın büyük ölçüde birkaç yıl öncekinden farklı. Yani madde olarak neredeyse tamamen değişmiş bir bedene 'aynı ben' diyorsun. 'Ben' kaldığın şey madde değilse, ne?
- Mitokondriler, hücrelerine enerji üreten organeller, bir zamanlar bağımsız bakterilerdi; milyarlarca yıl önce başka bir hücrenin içine girip orada kaldılar. Hâlâ kendi DNA'ları var. Yani her nefesinde, içinde yaşayan eski bir konuğun mirasını kullanıyorsun.
- Mitokondri DNA'sı yalnızca anneden geçer; babanınki döllenmede yok edilir. Yani hücrelerinin enerji santralleri kesintisiz bir kadın soyundan geliyor; annenden, anneannenden, binlerce yıl geriye. Bedeninde sadece annelerden oluşan gizli bir soyağacı taşıyorsun.
- Açlık hissini beynin değil, büyük ölçüde bir hormon tetikliyor; midem boşalınca salgılanıp 'artık ye' diyor. Ama aynı hormon hafızayı ve öğrenmeyi de keskinleştiriyor. Aç karnına daha net düşünmen tesadüf mü, yoksa avcı atalarımızdan kalan bir ayar mı?
- Bir kokuyu bir anıyla ne kadar da güçlü bağlarsın; bir parfüm, yıllar öncesini bir anda geri getirir. Sebebi anatomik: koku sinirleri, hafıza ve duygu merkezlerine neredeyse doğrudan bağlanıyor, arada 'düşünme' katmanı yok. Yani koku, aklını atlayıp doğrudan geçmişine dokunuyor.