Psikolojikonuşma konusu
Bir bebek, göz önünden kaybolan oyuncağın artık var olmadığını sanır; büyüdükçe 'gözden kayıp olan hâlâ vardır' diye öğrenir. Bu bilgi doğuştan gelmiyorsa, biz gerçekliğin sürekliliğine güvenmeyi tam olarak nasıl öğreniyoruz?
— nesne sürekliliği (Piaget)
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- İnsan yakın çevresinde ancak belli sayıda insanı gerçekten 'tanıyabilir'; ötesi yüz ve isimden ibarettir. Sosyal medyada binlerce 'arkadaşımız' var ama beynimizin kapasitesi hâlâ küçük bir köy kadar. Sayılar arttıkça yakınlık neden artmıyor?
- Bir korku filmi izlerken kalbin gerçekten hızlanır, ellerin terler; oysa tehlikede olmadığını 'biliyorsun'. Beyin, hayal ile gerçeği ayırt edecek kadar akıllı olduğu halde neden bedenini gerçekten alarma geçirir? Bilmek, hissetmeyi neden durduramıyor?
- Bir şeyi merak edip yarıda bırakılan bir hikâye, doyurulan bir hikâyeden çok daha uzun aklında kalır. Merak, bir 'bilgi açlığı' gibi bedensel bir gerilim yaratır. Bilmemek neden bazen bilmekten daha güçlü bir dürtü?
- Aynada kendine bakarken 'ben buyum' dersin ama bu görüntü herkesin gördüğünün tam tersi, ayna simetriği. Fotoğrafında kendini 'yamuk' bulmanın sebebi de bu. Tanıdığımız 'kendi yüzümüz', aslında hiç kimsenin görmediği bir yüz mü?
- Bir çocuğa sevdiği oyunu 'ödül vereceğim' diye oynatırsan, bir süre sonra ödül olmadan oynamaz olur; oysa önceden bedavaya, keyifle oynuyordu. Bir şeyi ödüllendirmek, ona duyduğumuz içsel sevgiyi nasıl öldürebilir?