Psikolojikonuşma konusu
Çocukken bir yaz sonsuz gibi gelirdi, şimdi bir yıl göz açıp kapayana kadar geçiyor. Ama saat hâlâ aynı hızda tıklıyor. Zaman değişmediğine göre, hızlanan tam olarak nedir; yaşadığımız süre mi, yoksa onu ölçen zihnimiz mi?
— yaşla zaman algısı / oransal zaman teorisi
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bir koku, bir anda seni yıllar öncesine, unuttuğunu sandığın bir mutfağa ışınlar. Ama aynı gücü bir fotoğraf ya da bir şarkı nadiren yapar. Koku, hafızaya diğer duyulardan neden bu kadar farklı ve daha derinden bağlı?
- Otobüste karşındaki esner, sen de esnersin. Hatta 'esnemek' kelimesini okumak bile yeter. Bu senin yorgunluğunla ilgili değil. Vücudun neden başkasının bedensel durumunu, istemsizce taklit edecek kadar 'geçirgen'?
- Kendi sesini bir kayıttan duyunca 'bu ben değilim' dersin, tuhaf ve yabancı gelir. Oysa herkes seni hep o sesle duyuyor. Peki hangi ses gerçek sen: kafanın içindeki mi, yoksa dünyanın duyduğu mu?
- Yüksek bir yerde dururken, içinden bir an 'ya atlarsam' düşüncesi geçer, atlamak istemesen bile. Bu ölüm arzusu değil; bazı araştırmacılar bunu tam tersi, hayatta kalma dürtüsünün fazla mesai yapması olarak yorumlar. Beyin seni korumak isterken sana neden en korkunç fikri fısıldar?
- Bir kelimeyi arka arkaya kırk kez tekrarla, aniden anlamını yitirir, saçma bir ses yığınına dönüşür. Kelime değişmedi, sen değişmedin. O anda kaybolan tam olarak neydi; anlam nesnenin kendisinde mi yoksa beynin ona verdiği geçici bir onayda mı yaşıyor?