Bilimkonuşma konusu
Gözünde her an fizik olarak kör bir nokta var; görme sinirinin çıktığı yerde ışık algılayan hücre yok. Ama onu hiç fark etmezsin, çünkü beyin o boşluğu etrafına bakıp 'uyduruyor'. Gördüğünü sandığın dünya, ne kadarı gerçek, ne kadarı beynin doldurması?
— kör nokta, görsel tamamlama
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Gerçekte gözlerin sürekli minik sıçramalarla oradan oraya zıplıyor ve bu sıçramalar sırasında beyin görüntüyü kısa süreliğine kapatıyor; yoksa dünya bulanık akardı. Yani her gün gözünün 'kapalı' olduğu dakikalar var, ama beyin bu boşlukları görmene izin vermiyor.
- Kemiklerin çelikten daha sağlam bir güç-ağırlık oranına sahip ama katı bir kütle değiller; içleri sürekli yıkılıp yeniden inşa edilen canlı bir şantiye. Bastığın kuvvete göre kendini yeniden tasarlıyor. Yani iskeletin taşıdığın hayata göre şekil alan yaşayan bir mimari.
- Bebekler yaklaşık 300 kemikle doğar, yetişkinler 206 kemiğe sahiptir; yani büyürken kemik kazanmaz, bir kısmını birleştirip kaybederiz. Gelişmek her zaman 'eklemek' değil; bazen olgunlaşmak, ayrı parçaların kaynaşması demek.
- Bağışıklık sistemin çok agresif olsa otoimmün hastalık, çok gevşek olsa enfeksiyon ve kanser demek. Yani sağlık, güçlü bir savunma değil, kılıç sırtı bir denge. Bedenin her an 'fazla saldırgan' ile 'fazla hoşgörülü' arasında ip cambazlığı yapıyor. Bu dengeyi kim ayarlıyor?
- Yediğin bir muzla DNA'nın kayda değer bir bölümü ortak; bir muzla bile uzaktan akrabasın. Çünkü tüm canlılar aynı temel yapı taşlarından, aynı eski atadan türedi. Peki bu kadar ortak koda rağmen bir muz ile bir insanı bu kadar farklı yapan ne?