Bilimkonuşma konusu
Kemiklerin çelikten daha sağlam bir güç-ağırlık oranına sahip ama katı bir kütle değiller; içleri sürekli yıkılıp yeniden inşa edilen canlı bir şantiye. Bastığın kuvvete göre kendini yeniden tasarlıyor. Yani iskeletin taşıdığın hayata göre şekil alan yaşayan bir mimari.
— kemik yeniden şekillenmesi
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bebekler yaklaşık 300 kemikle doğar, yetişkinler 206 kemiğe sahiptir; yani büyürken kemik kazanmaz, bir kısmını birleştirip kaybederiz. Gelişmek her zaman 'eklemek' değil; bazen olgunlaşmak, ayrı parçaların kaynaşması demek.
- Bağışıklık sistemin çok agresif olsa otoimmün hastalık, çok gevşek olsa enfeksiyon ve kanser demek. Yani sağlık, güçlü bir savunma değil, kılıç sırtı bir denge. Bedenin her an 'fazla saldırgan' ile 'fazla hoşgörülü' arasında ip cambazlığı yapıyor. Bu dengeyi kim ayarlıyor?
- Yediğin bir muzla DNA'nın kayda değer bir bölümü ortak; bir muzla bile uzaktan akrabasın. Çünkü tüm canlılar aynı temel yapı taşlarından, aynı eski atadan türedi. Peki bu kadar ortak koda rağmen bir muz ile bir insanı bu kadar farklı yapan ne?
- DNA'nın çok küçük bir kısmı gerçekten 'işe yarar' gen; geri kalanının büyük bölümü uzun süre 'çöp' sanıldı. Ama o 'çöp' denen bölge genlerin ne zaman açılıp kapanacağını yönetiyor olabilir. Bilimin 'gereksiz' dediği şeyler neden sonradan kilit çıkıyor?
- Bazı yaşam deneyimleri, açlık ya da travma gibi, DNA'nın kendisini değiştirmeden genlerin 'açık/kapalı' ayarını değiştirebiliyor ve bu ayar bir sonraki nesle geçebiliyor. Yani atanın yaşadığı bir kıtlık, senin bedeninde bir iz bırakmış olabilir. Hafıza sadece beyinde mi tutuluyor?