Genel Kültürkonuşma konusu
Roman ve bazı toplumlarda insanın kaç yaşında olduğu değil, hangi olayların olduğu önemlidir; 'sel yılında doğdum' derler. Sayısal yaş yerine hikâyeyle zaman tutmak. Doğum tarihimizi bir rakama indirgemek zamanı kolaylaştırdı mı, yoksa onu ruhsuzlaştırdı mı?
— antropoloji, olay temelli zaman tutma
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Karanfil dünyada yalnızca birkaç küçük adada yetişiyordu ve bir ağaç dikmek bir çocuğun doğumunu kutlamak demekti; sömürgeciler adayı ele geçirince tüm ağaçları yaktı ki tekel kurulsun. Bir baharat uğruna bütün bir ormanı yok etmek. İnsan, tadına doyamadığı şeyi neden yok etmeye bu kadar hazır?
- Gregoryen takvimine geçilirken 1582'de on gün 'silindi'; insanlar 4 Ekim'de yattı, 15 Ekim'de kalktı. Kirası, doğum günü, borcu o günlere denk gelenler ne oldu? Zaman bir anlaşmaysa, üzerinde anlaşınca on günü yok saymak gerçekten mümkün mü?
- Çok dilli insanların hangi dilde düşündüğüne göre kişilikleri değişebiliyor; aynı kişi bir dilde daha atılgan, başka bir dilde daha çekingen olabiliyor. Yani içimizde tek bir 'ben' değil, konuştuğumuz dile göre uyanan farklı benler mi var?
- Acı biber aslında acımaz; kapsaisin dokuya zarar vermez, sadece sıcaklık algılayan sinirleri kandırır, beyin 'yanıyorum' sanır. İnsan, gerçek bir tehlike olmadığını bildiği hâlde bu sahte acıyı zevkle arıyor. Neden dünyada bilerek kendine 'yalancı acı' çektiren tek canlı biziz?
- Bazı kültürler gökkuşağında beş renk, bazıları üç renk görür; renkler aynı ama dildeki kelime yoksa göz onları ayırmakta zorlanıyor. Yani bir rengi görebilmek için önce ona bir isim mi gerekiyor? Kelime bilmediğimiz şeyleri gerçekten göremiyor muyuz?