Genel Kültürkonuşma konusu
Tarçın Orta Çağ'da o kadar değerliydi ki tüccarlar nereden geldiğini gizlemek için 'dev kuşların yuvasından topluyoruz' gibi masallar uydurdu, fiyat yüksek kalsın diye. Bir baharatın etrafına örülen yalanlar bir imparatorluğun kâr modeliydi. Bilginin saklanması bazen bilginin kendisinden mi değerli?
— baharat ticareti, bilgi tekeli
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bazı topluluklarda 'benim' diye tek başına bir kavram zayıftır; balık okyanusta kime aitse, tarla da öyle ortaktır. Batı 'özel mülkiyeti' o kadar doğal görür ki alternatifini hayal edemez. Bir şeyin 'senin' olması doğanın kuralı mı, yoksa insanın sonradan çizdiği bir sınır mı?
- Şeker bir zamanlar ilaçtı ve eczanelerde satılırdı; 'çok değerli' olduğu için sadece zenginler diş çürüğüne sahip olabiliyordu, hatta kararmış diş statü göstergesiydi. Bugün bolluk yüzünden kaçtığımız şey, dünün lüksüydü. Bir maddenin 'iyi' mi 'kötü' mü olduğu miktarına mı bağlı?
- Roman ve bazı toplumlarda insanın kaç yaşında olduğu değil, hangi olayların olduğu önemlidir; 'sel yılında doğdum' derler. Sayısal yaş yerine hikâyeyle zaman tutmak. Doğum tarihimizi bir rakama indirgemek zamanı kolaylaştırdı mı, yoksa onu ruhsuzlaştırdı mı?
- Karanfil dünyada yalnızca birkaç küçük adada yetişiyordu ve bir ağaç dikmek bir çocuğun doğumunu kutlamak demekti; sömürgeciler adayı ele geçirince tüm ağaçları yaktı ki tekel kurulsun. Bir baharat uğruna bütün bir ormanı yok etmek. İnsan, tadına doyamadığı şeyi neden yok etmeye bu kadar hazır?
- Gregoryen takvimine geçilirken 1582'de on gün 'silindi'; insanlar 4 Ekim'de yattı, 15 Ekim'de kalktı. Kirası, doğum günü, borcu o günlere denk gelenler ne oldu? Zaman bir anlaşmaysa, üzerinde anlaşınca on günü yok saymak gerçekten mümkün mü?