Psikolojikonuşma konusu
Bir dilde gelecek zaman eki zorunlu değilse ('yarın geliyorum'), insan geleceği bugünün bir parçası gibi hisseder ve sağlığına, parasına daha çok yatırım yapar. Gramerdeki tek bir eksik ek, bir toplumu daha tedbirli yapabiliyor. Dil, geleceği bize yakınlaştıran ya da uzaklaştıran gizli bir mercek mi?
— gelecek zaman gramerinin davranışa etkisi (Chen)
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Çift dilli çocuklar iki dili karıştırmaz, ama hangi dilin kime ait olduğunu şaşırtıcı erken öğrenir: anneyle Türkçe, babayla İngilizce. Bir yaşındaki bebek bile konuşanın yüzüne göre dil değiştiriyor. Bu kadar küçük bir zihin, dili kişilere nasıl bu kadar temiz bağlıyor?
- 'Merhaba' bile aslında bir emir gibi: dil bizi her cümlede birine hitap etmeye, birinden bir şey istemeye zorlar. Ama bazı diller 'teşekkür ederim' demeyi gereksiz bulur çünkü yardımlaşma zaten varsayılır. Sürekli 'lütfen, teşekkürler' demek bizi daha mı kibar, yoksa daha mı mesafeli yapıyor?
- Bir olayı hatırlarken aslında onu her seferinde yeniden kurarız ve bu kurgu büyük ölçüde kelimelerle olur; anlattıkça hatıra kelimelere göre şekil değiştirir. Bir yüzü kelimelerle tarif etmek, sonradan o yüzü tanımayı zorlaştırıyor bile. Anlatmak bir hatırayı korumak mı, yoksa yavaşça bozmak mı?
- Sağırların işaret diliyle rüya gördüğü, hiç ses duymadan 'iç konuşmalarını' ellerinde yaptığı biliniyor. Yani iç ses illa 'ses' değil, dilin kendisi. Düşünmek için gereken şey ses mi, kelime mi, yoksa sadece bir yapı, bir dilbilgisi mi?
- Bir kelimeyi öğrenmeden önce o kavram bulanık, öğrendikten sonra ansızın her yerde onu görürsün; 'schadenfreude'yi duyunca birden herkeste onu fark edersin. Kelime yeni bir şey mi yaratıyor, yoksa hep orada olanı görünür mü kılıyor? Bilmediğimiz kavramların dünyasında kaç şey gözümüzün önünde ama görünmez?