Psikolojikonuşma konusu
Bir dilde renklerin adı yoksa, o dili konuşan insanlar o rengi gerçekten daha mı zor ayırt ediyor? Rus mavisi (goluboy) ile koyu maviyi ayrı kelimeyle bilenler, laboratuvarda bu tonları İngilizce konuşanlardan milisaniyeler daha hızlı ayırıyor. Yani göz aynı ışığı görüyor ama dilin verdiği etiket algıyı hızlandırıyor. Peki renk gözde mi başlıyor, dilde mi?
— dilsel görelilik / Winawer renk deneyi (goluboy-siniy)
bu konuyla pratik yap
Süreyi ayarla (5-30 dk), istersen 20 saniye hazırlan, konuşmaya başla. Notlarını post-it panosuna al.
benzer konular
- Bazı diller 'sağ-sol' yerine sadece 'kuzey-güney-doğu-batı' kullanıyor; o dili konuşanlar karanlık bir odada bile yönlerini şaşırmıyor. Yani dil onları sürekli pusula gibi düşünmeye zorluyor. Dil mi insanı bu kadar iyi bir haritacı yapıyor, yoksa çevre mi dili böyle şekillendirdi?
- Geleceğini bugünden gramerle net ayıran dilleri konuşanlar ('yarın yağmur yağacak') daha az para biriktiriyor; geleceği bugüne benzeten dilleri konuşanlar ('yarın yağmur yağıyor') daha çok. Sanki dil geleceği uzağa iterse insan onu daha az umursuyor. Cebindeki para gerçekten dilinin gramerinden mi etkileniyor?
- Kendi kendine 'yapabilirsin' diye konuşurken 'sen yapabilirsin' demek, 'ben yapabilirim' demekten daha çok işe yarıyor. İçindeki ses ismini kullanınca sanki kendine bir başkası akıl veriyormuş gibi sakinleşiyorsun. Neden kendimize 'ben' değil de sanki bir dost gibi hitap edince daha güçlü oluyoruz?
- Bazı dillerde 'mavi' ile 'yeşil' tek kelime, bazılarında yedi ayrı yeşil tonu var. Peki bebekler daha renk isimlerini öğrenmeden önce hangi renkleri ayırıyor? Araştırmalar bebeğin beyninin renkleri sağ tarafta 'ham' ayırdığını, dil öğrenince ayrımın sol beyne kayıp 'kategoriye' dönüştüğünü gösteriyor. Renk bilgisi kelimeyle birlikte beynimizde yer mi değiştiriyor?
- 'Saudade', 'hygge', 'iktsuarpok'... Başka dilde tek kelimeyle söylenen ama bizde koca bir cümle gereken duygular var. Peki o kelime bizde yoksa o duyguyu hiç yaşamıyor muyuz, yoksa yaşıyoruz da adını koyamadığımız için mi fark etmiyoruz? Kelime duyguyu mu yaratıyor, yoksa sadece görünür mü kılıyor?